Ad-Soyad :
Telefon :
E-Posta :
Acil Eylem sms ağına katılmak için
lütfen formu doldurun.




Kentucky yargıcı ölüm cezasını durdurdu

Kentucky eyaletinde yerel bir yargıç, ABD Kentucky Eyalet Hapisanesi’nde yirmi yıldan fazla ölüm hücresinde kaldıktan sonra zehirli iğneyle 16 Eylül’de hayatına son verilmesi beklenen 53 yaşında Afrikalı-Amerikalı Gregory Wilson’un ölüm cezasının infazını engelledi. Franklin ilçesi bölge hâkimi Phillip Shepherd 10 Eylül’de, Kentucky’nin bir infaz gerçekleştirmek için idari düzenlemeler çerçevesinde “en az iki önemli hukuk sorusu” olduğu görüşünü vererek infazı erteleme kararı çıkardı. Öncelikle yönetmeliklerin zehirli iğneyle idamlarda tek bir ilacın kullanımını yasakladığını tespit eden Yargıç Shepherd, buna karşın kanunun “tek bir ilacın kullanımına açıkça izin verdiğini” ifade etti. 2008 yılının Nisan ayında, Baze vs Rees davasında ABD Yüksek Mahkemesi Kentucky’de başvurulan 3 ilacın kullanımını gerektirdiği zehirli iğneyle infaz yönteminin anayasaya uygunluğunu onayladı. Ertesi yılın Kasım ayında Kentucky Eyaleti Yüksek Mahkemesi yetkililerin zehirli iğneyle infazı düzenleyen protokolü benimserken uygun idari süreçleri takip etmedikleri gerekçesiyle eyaletteki infazları durdurdu. Eyalet Ceza İnfaz Kurumu, Mayıs 2010’da protokolü tekrar yürütmeye koydu. Yargıç Shepherd kurumun Mayıs 2010’dan önce tek ilaç kullanımına izin verilmesi için çeşitli partiler tarafından baskı altına alındığını, ancak bu süre zarfında kurumun üç ilaç kokteylinin Baze vs Rees davasında ABD Yüksek Mahkemesi tarafından onaylanmış olduğunu belirttiğini ifade etti. Yargıç Shepherd daha fazla “açıklama ya da mantıksal temel” sağlanamamasının anayasa ihlalinde “tek ilaç kullanımı seçeneğinin ortadan kaldırılmasının keyfi ve kaprisli olup olmadığı gibi ciddi sorular” uyandırdığı hükmüne vardı. Bununla beraber, Yargıç Shepherd Kentucky yasalarında ve 2002 ABD Yüksek Mahkemesi Atkins vs Virginia kararında tanımlandığı şekliyle düzenlemelerin “bir mahkûmun zihinsel özürlü olup olmadığını belirleyecek hiçbir yöntem içermediğini” tespit etti. Gregory Wilson’ın avukatları daha önce bir başka yargıca Wilson’un IQ değerinin 14 yaşındayken 62 olduğuna ve “hafif zihinsel özürlü” değerlendirildiğine dair kanıt sunarak müvekkillerinin zekâ düşüklüğünü savunan bir dilekçe verdi. Yargıç dilekçeyi duruşma olmadan 2010 Eylül ayının başlarında reddetti. Yargıç Shepherd “görünene göre Wilson’un infazının zihinsel kapasitesinin belirlenmesinden önce planlandığını” belirtti ve “Wilson’un ölüm cezası için uygun olmadığına dair iyi niyetli bir inanç beslendiğini” ifade etti. Yargıç Shepherd ayrıca “yargıcın hiçbir idam cezası ve temyiz tecrübesi olmayan bir gönüllü dava vekilini avukat olarak ataması üzerine dava yargıcıyla aralarındaki anlaşmazlık yüzünden” Gregory Wilson’un kendisini temsil etmek zorunda kaldığı 1988 duruşmasında yaşanan “olağanüstü olaylar zincirine” dikkat çekti. Bunun sonucu olarak, Yargıç Shepherd “Bay Wilson Kentucky’de duruşmada avukatı olmayan tek idam mahkûmu olarak görünüyor” diye ekledi. Yargıç Shepherd ayrıca duruşmadan beri açığa çıkan – ve savcılık tarafından açıklanmayan – davanın Gregory Wilson’la birlikte ikinci sanığı Brenda Humphrey’in, davaya bakan yargıcın mahkemeden “hem iş hem de yakın arkadaşı olan” başka bir yargıçla davadan önce ve dava sırasında “uzun süre devam eden cinsel ilişkisi” olduğu iddialarını da dile getirdi. Yargıç Shepherd “Wilson’un duruşmasındaki düzensizlikler ve anayasal hakkı olan hukuki danışmadan ve diğer anayasal haklarından muaf olmak için zihinsel kapasiteye sahip olup olmadığı sorusu ışığında, mahkeme adaletin bu konunun infazdan önce tekrar bütün ve adil olarak çözülmesinin talep edilmesinden yana ağır bastığına inanıyor” dedi. Eyalet Kentucky Yüksek Mahkemesi’ne temyiz başvurusunda bulundu, ancak Gregory Wilson’ın avukatlarından infaz hükmünün süresi geçene kadar cevap vermeleri istenmedi. 16 Eylül’de yayınlanan bir bildiride, eyalet “Yüksek Mahkeme’nin yeni direktifine kadar Franklin İlçe Mahkemesi tarafından ölüm cezalarının infazını gerçekleştirmekten men edilmiş bulunuyoruz” dedi. Gregory Wilson’ın avukatları ise “bu sonuç ofisteki hemen hemen her birimimizin öyle ya da böyle dâhil olduğu, bunun yanı sıra ofis dışından yerel, eyalet, ülke hatta uluslararası topluluk seviyesinde birçok birey, birim ve kuruluşun gösterdiği bir takım çabasıydı. Bu hayat kurtaran gayrete katkıda bulunan herkese teşekkürler” ifadesinde bulundular.